Gündem Son Dakika

Türkiye’de her geçen gün artan sorun: Bireysel silahlanma


Ülkemizdeki silahlı şiddet olaylarının çoğalması bireysel silahlanma problemini gündeme getiriyor. Peki güncel veriler neyi gösteriyor, uzmanlar bu verileri nasıl yorumluyor. Hepsi bu haberimizde…

Türkiye'de her geçen gün artan sorun: Bireysel silahlanma

İrem Altundal / [email protected]

Türkiye’de bireysel silah sorunu…

Ülkemizde, birçok kişi tarafından sahiplenen ruhsatsız silahlar tehlike saçıyor.

Son zamanlarda basına da yansıyan birçok olayda bireysel silahlanmanın herkes için risk oluşturduğu gözler önüne seriliyor.

Kimi düğününde eğlenmek isterken can alıyor, kimi ‘yan baktın’ deyip gözünü kırpmadan saniyeler içinde katil oluyor.

SİLAHLANMANIN ŞİDDETE ETKİSİ

Toplumsal bir mesele haline gelen bireysel silahlanma, şiddeti de beraberinde getiriyor.

Türkiye’deki bu sorun her gün en az bir ölümle büyümeye devam ediyor.

Kadın, anne, baba, çocuk, komşu… Binlerce masum kişi silahlardan çıkan tek kurşunla canlarından oluyor.

Türkiye de her geçen gün artan sorun: Bireysel silahlanma #1

9 AYDA BİN 470 ÖLÜM

Peki silahlanma denilen şey sadece tabanca, tüfek mi hayır. Kesici aletler de silahlanma grubuna dahil.

Bireysel silahlanmanın önüne geçebilmek için mücadele veren Umut Vakfı verilerine göre; bu yıl içerisinde 1 Ocak- 24 Eylül tarihleri arasında sadece medyada yer alan “bireysel silahlı şiddet” olayı 2 bin 592’ye ulaştı. Bunlardan 2 bin 185’inde ateşli silah kullanıldı.

Bu olaylar tam bin 470 kişinin ölümüne, 2 bin 693 kişinin yaralanmasına sebep oldu. Yaralılardan kaçının iyileştiğine dair bir veri ise yok.

2 bin 592 silahlı şiddet olayının 208’i; düğün, nişan, asker eğlencelerinde ve trafik tartışmalarında ya da ‘yorgun mermi’ denilen maganda olaylarında yaşandı.

376 KADIN CİNAYETİ

Ölümlerden 376’sı kadın cinayeti oldu ve olayların 42’sinde tüfek, 121’inde tabanca kullanıldı.

‘Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ tarafından hazırlanan verilere göre, Temmuz-Ağustos-Eylül döneminde yaşanan cinayetleri farkındalık oluşturmak adına sizler için derledik.

Bu verilere göre;

  • Temmuz ayında tam 20 kadın katledildi; bunlardan 8’inde ateşli silahlar ölüme sebep oldu.
  • Ağustos ayında ise 31 kadın katledildi; 19 olayda ateşli silah kullanıldı.
  • Eylül ayında da cinayete kurban giden 26 kadından 9’u ateşli silahlarla öldürüldü.

Türkiye de her geçen gün artan sorun: Bireysel silahlanma #2

2020 YILI VERİLERİ

2020 yılında ise ülke genelinde 3 bin 128 silahlı olay kayda geçti. Yine basına yansıyan olayların bin 303’ünde tüfek, bin 825’inde tabanca kullanıldı.

2 bin 40 kişi hayatını kaybederken, 3 bin 688 yaralanma oldu.

2020 yılında en çok olayın yaşandığı ilk 5 il:

  • İstanbul – 441 olay, 205 ölüm, 478 yaralanma
  • Samsun – 187 olay, 59 ölüm,163 yaralanma
  • Adana – 182 olay, 79 ölüm, 182 yaralanma
  • İzmir – 173 olay, 111 ölüm, 145 yaralanma
  • Bursa – 153 olay, 76 ölüm, 139 yaralanma

Böylelikle bu yıl verilerinde, 2020 yılına kıyasla artış görüldü.

Türkiye de her geçen gün artan sorun: Bireysel silahlanma #3

AV TÜFEKLERİNE KOLAY ERİŞİM

Bireysel silahlanma ile ilgili bilgiler veren Suç Araştırmaları Uzmanı Mesut Demirbilek, durumun kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı. Mesut Demirbilek, bireysel silahlanmada gelinen son noktanın herkes tarafından kolaylıkla ulaşılabilen af tüfeği meselesi olduğunu söyledi. Av tüfeğinin eskiden sadece avcılık belgesiyle alınabildiğini açıklayan Demirbilek, son zamanlarda durumun silahlanmaya yönelik gruplar ya da kişiler tarafından istismar edildiğini belirtti.

“SIFIR SİLAHLANMANIN OLACAĞI BİR COĞRAFYADA YAŞAMIYORUZ”

Türkiye’nin coğrafi ve sosyal şartlarına da değinen Demirbilek, şöyle devam etti:

“Sıfır silahlanmaya sahip olacağımız bir coğrafyada, yapıda yaşamıyoruz. Kırsal bölgelerde yaşayanlar çok farklı tehlikelerle karşı karşıya kalabilir. Bu açıdan bakıldığında bir ihtiyaç noktası var mı var ama bu ihtiyaçları bazı gruplar istismar ediyor. En çok Karadeniz’de silah vardır diye düşünülüyor, bu geçmişten beri gelen bir konu. Benim gözlemlediğim bunu sadece Karadeniz olarak vurgulamamak lazım. Anadolu ile Ege Bölgesi’nin birçok noktasında da var, insanların silahlanma konusunda geçmişten kalan bir alışkanlıkları var.”

“SUÇLARIN ÇOĞUNLUĞU RUHSATSIZ SİLAHLRLA İŞLENİYOR”

Devlet tarafından silahlar için taşıma ve bulundurma hakkı verildiğini söyleyen Demirbilek, “İnsanlara kendini korumak için taşıma ruhsatı veriliyor. Bununla beraber evde veya iş yerinde bulundurma hakkı veriliyor. Ama en büyük suçlar ruhsatsız silahlarla, kaydı olmayan, kaynağı belli olmayan silahlarla işleniyor. Çünkü ruhsatlı silahı bulunan insanlar bütün filtrelerden geçiyor ve bunu kolay kolay harcamak istemez. ‘Kendi kafama göre ateş edeyim’ demez, yoksa ruhsatı gider ömür boyu silah alamaz.” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEYE KAÇAK YOLLARLA SOKUYORLAR”

Son zamanlarsa ruhsatsız silahlara erişimin daha kolay bir hale geldiğini belirten Demirbilek, “Bir bağlantı olması gerekiyor, tanıdığınız kişiler olması lazım. O dünya da herkesin erişebileceği bir durum değil. İstanbul’da buna erişmek daha farklıdır, Konya’da Edirne’de ya da Karadeniz’de erişmek daha farklıdır. Silahlar kaçak yollarla, çeşitli sebeplerle ülkeye sokulup gruplara dağıtılıyor. Ruhsatlı bir silaha sahip olmak ile organize suç grubunun silahlara sahip olması arasında niteliksel anlamda fark var. Organize suç grubu için silah korunmak değil. Aslında işinin parçası, çatışmaya girer, hasımlarını vurur. Onu her an kullanmaya adaydır.” dedi.

Türkiye de her geçen gün artan sorun: Bireysel silahlanma #4

“SİLAHLI OLAYLARDA YÜZDE 98 ORANDA ERKEK BULUNUR”

Cinayet profil araştırmalarından elde ettiği verileri de paylaşan Demirbilek, “Genellikle 10 tane silahlı olay oluyorsa bunun bir tanesi ruhsatlı silahla olmuştur. 9’u ruhsatsuz silahla olmuştur. Bu olayları yüzde 98 oranda erkek yapar çünkü erkeğin silaha erişimi kadına göre daha kolaydır. Karadeniz’de ise farklıdır, her evde sandıkta silah bulunur. Orada kadın da erkek de eşit derecede erişime sahiptir.” dedi.

“ERİŞİMİN OLDUĞU YERDE SUÇ İŞLEME İHTİMALİ YÜKSEKTİR”

Bir yerde suç aletine erişim varsa suçun gerçekleşme ihtimalinin daha yüksek olduğunu savunan Demirbilek, “Evde silah yok, belki de o olay cinayete gitmeyecek. Ama varsa o alet kullanılıyor. Bu nedenle erişimin azalması ateşli silahlarla bilerek öldürmelerin önüne geçilebilir.” diye konuştu.

“RUHSATLI SİLAH ALANLAR GÜVENLİK EĞİTİMİ ALMALI”

Kazayla gerçekleşen olaylar hakkında da konuşan Demirbilek, ruhsatlı silah alımı öncesinde alınması gereken güvenlik eğitimlerine dikkat çekti.

Demirbilek, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:

“Biz silah almayı biliriz ama eğitimini almayı bilmeyiz. Eğer ruhsatlı silah alınacaksa o kişinin en az bir günlük eğitimden geçmiş olması lazım. Bunlar güvenlik eğitimleri; nasıl kullanılır, nasıl saklanır, nasıl ateş edilir, taşımanın kuralı nedir. İnsanlar kendilerini korumak için alıyor ama kendilerini vuruyor. Neden, çünkü bilgi yok. Eksik olan tarafımız bu. Psikolojik rapor isteniyor ama yeterli değil, bulundurma ya da taşıma olsun o kişi muhakkak emniyet kurallarını öğrenmeli. İnşallah bir gün hiç silaha ihtiyacımız kalmaz.”

Türkiye de her geçen gün artan sorun: Bireysel silahlanma #5

TÜRKİYE’DEKİ SİLAHLANMA ORANI: 25 MİLYON

Bireysel silahlanma oranlarına ilişkin açıklama yapan Uzm. Psikiyatr Dr. Ayhan Akcan ise Türkiye’de silahlanmanın yaygın olduğunu belirtti.

25 milyona yakın silahlanma oranı olduğunu söyleyen Akcan, “Üç insandan birinde silah var. Silah şiddetinde en önemli faktör her an ulaşılabilir olması. Kızgınlık, kavga, alacak- verecek meselesi gibi durumlarda anlık öfke silah şiddetine sebep oluyor.” dedi.

“SİLAHLI ŞİDDET HER GÜN YÜZDE 3 ARTIYOR”

1 yıl içerisindeki toplam cinayetlerde silah kullanım oranının yüzde 70 olduğunu bildiren Akcan, “Bu çok ciddi bir rakam. Silahlı şiddet her gün yüzde 3 civarında artıyor. Bunların yüzde 90’ı ruhsatsız silahlarla, yüzde 10’u ruhsatlı silahlarla karşımıza çıkıyor. Sivil halktaki silah sayısı, polis ve jandarmadaki silah envanterine göre 5-6 kat daha fazla. Bu da sosyal problemlere sebep oluyor. Maalesef binlerce kişi ölüyor, binlerce yaralanma yaşanıyor. 3 aileden birinde silah şiddetiyle ilgili acı bir geçmiş var, kadına yönelik şiddetin yüzde 40’ında silah var.

“EN BÜYÜK PROBLEM SİLAH YAYGINLIĞI VE KOLAY ERİŞİLEBİLİRLİK”

Kısaca problem silahların yaygın ve ulaşılabilir olması. Eve silah alırken eş rızasının alınması lazım. Talepte bulunduğunda hemen ruhsat veriliyor, bekleme süresi yok. Ruhsat 5 yıl sonra yenileniyor, bu süre çok uzun bir süre. Silah kasası zorunluluğu yok, internetten satış yasak değil. Pompalılar üzerinde daha caydırıcı cezalar olabilir.” ifadelerine yer verdi.

RUHSAT ALABİLME KOŞULLARI

Silah ruhsatı almak isteyen kişilerin, belirli süreç içerisinde gerekli belgeleri teslim etmesi gerekiyor. Bununlar beraber;

  • İlk koşul kişinin 21 yaşını doldurmuş olmasıdır.
  • Kolluk kuvvetlerine, özel veya kamu kurumlarında çalışan kişilere ve benzer meslek grubuna dahil olanlara ruhsat barındırma izni verilir.
  • Bulundurma ruhsatının geçerlilik süresi 5 yıldır.
  • Taşıma ve yivli av tüfeği ruhsatlarının geçerlilik süresi de 5 yıldır.
  • Kamu görevlisi olan emekli kişi için ruhsat geçerlilik süresinde kısıtlama yoktur.
  • Kişilerin sicil kayıtları ve sağlık raporu incelenir.
  • Herhangi bir yere vergi borcunun bulunmadığı ispat edilir.
  • Koşullara uyan kişiler, ikamet ettiği yerin il valiliğine müracaat edebilir.

Türkiye de her geçen gün artan sorun: Bireysel silahlanma #6

Türkiye de her geçen gün artan sorun: Bireysel silahlanma #7

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir