GündemSon Dakika

Don’t Look Up sonrası izlemeniz gereken 17 film


Leonardo DiCaprio ve Jennifer Lawrence’ın başrollerinde oynadığı Don’t Look Up, günlerdir en çok izlenenlerde. Filmi bir çırpıda bitirenler için benzeri yapımları sıraladık…

Don’t Look Up sonrası izlemeniz gereken 17 film

Leonardo DiCaprio ve Jennifer Lawrence’ın başrollerini paylaştığı Adam McKay filmi, ‘Don’t Look Up’ Netflix’te tüm zamanların en çok izlenen 3. filmi oldu.

Yıldız isimlerden oluşan kadrosuyla dikkat çeken kara komedisi, Netflix’teki ilk iki haftasında toplam 263 milyon 320 bin saat izlendi.

Don’t Look Up, Dünya’yı yok edecek bir kuyruklu yıldız ile ilgili insanlığı uyarmak için bir medya turuna çıkan ancak umursanmayan iki astronomun hikayesini anlatıyor.

Filmi bitirenler, izleyebilecekleri benzer yapımları araştırmaya başladı bile. Neyse ki aynı tadı verecek dizi ve filmler mevcut…

İşte Don’t Look Up sonrasında ne izlesek diye düşünenlere tavsiyelerimiz…

TRAIN TO BUSAN – ZOMBİ EKSPRESİ

Sok-woo, yoğun iş temposundan dolayı sürekli kızını ihmal etmektedir. Doğum gününde kızının ısrarlarına dayanamayan Sok -woo, onu eski eşinin yanına götürmek için gönülsüzce Seul’den kalkıp Busan’a gidecek olan trene biner. Tren kalkmak üzereyken, Güney Kore’yi etkisi altına alan yıkıcı bir zombi virüsünden etkilenen bir kadın, virüsü trendekilere yaymaya başlar. Virüsün bulaştığı herkes, birer birer zombiye dönüşür. Sebebi belirlenemeyen virüs, tüm ülkeye yayılırken, hızla Busan’a yol alan trende de Sok-woo, kızı ve daha birçok yolcu amansız bir hayatta kalma mücadelesine girişir.

THE BIG SHORT – BÜYÜK AÇIK

Sektör dışından dört kişi büyük bankaların, medyanın ve hükümetin görmekten kaçındığı şeyi, ekonominin küresel çöküşünü gördüğünde akıllarına bir fikir gelmişti: Büyük Açık. Cesur yatırımları, onları her şeyi ve herkesi sorgulamalarının gerektiği modern bankacılığın karanlık, hassas noktasına götürecek. Michael Lewis’in çok satan kitabına ve gerçek bir hikayeye dayanan, Adam Mckay’in yönettiği Büyük Açık filminde başarılı oyuncular Christian Bale, Steve Carell, Ryan Gosling ve Brad Pitt rol alıyor. Filmin senarist koltuğunda ise Adam McKay ve Charles Randolph oturuyor.

THE WORLD’S END – DÜNYANIN SONU

Filmde, 5 eski arkadaştan birinin, gençliklerinde denedikleri efsanevi içki maratonunu tekrar denemeye karar vermesiyle 20 yıl aranın ardından bir araya gelmeleri ve “Dünyanın Sonu”na ulaşmaya çalışmaları konu ediliyor.

WALL-E – VOL.İ

Vol.i, günümüzden çok uzak bir gelecekte geçmektedir. Filmde, insanoğlu aşırı kirlenme sebebiyle Dünya’yı terk edip başka bir gezegende yaşamaya başlamıştır. Çöplerle çevrili dünyayı temizleme görevi sevimli bir robota, Vol.i’ye verilir. İnsanoğlunun bıraktığı çöplerden kendine yeni bir dünya yaratan yalnız Vol.i’nin yalnızlığı, başka bir robot olan Eve’nın gelmesiyle son bulur. İki sevimli robotun arasında filizlenen dokunaklı ilişki türlü zorluklara rağmen direnmeye ve ayakta kalmaya çalışır.

ZOMBİLAND

Zombieland, Ruben Fleischer’in yönetmenliğini yaptığı, yazarlığını Rhett Reese ve Paul Wernick paylaştığı zombi korku/komedi/macera türünde sinema filmi. Kurgusal bir zombi kıyametinde yolları kesişen dört kişinin hayatta kalma mücadelesi anlatılmaktadır.

VICE – GÖLGE ADAM

Vice, ABD’de 2001- 2009 yılları arasında başkan yardımcısı olarak görev yapan Dick Cheney’in hayat hikayesini konu ediyor. 30 Ocak 1941 yılında dünyaya gelen Cheney, Amerikan tarihinin en güçlü başkan yardımcılarından biri olan bilinir. Daha önceden Özel Kalem Müdürlüğü ve Savunma Bakanlığı yapan Cheney, 2000 yılında Başkan Yardımcısı adayı olarak katıldığı seçimleri kazandı. Filmde, George W. Bush’un başkanlığı döneminde görev yapan Cheney’in uyguladığı politikalar ve 9 Eylül saldırısı sonrasındaki süreci yönetmedeki etkisine odaklanılıyor.

THE DAY AFTER TOMORROW – YARINDAN SONRA

İklim bilim uzmanı olan Jack Hall, Antarktika’da büyük bir buzulun koptuğunu keşfeder. Ancak henüz fark etmediği şey ise bu olayın, dünya popülâsyonunu etkileyecek bir doğal afetin tetikleyicisi oluşudur. Son üç haftadır aralıksız yağmurlar yağmaktadır ve tüm dünyada bir dizi iklimle ilişkili felaketler meydana gelmeye başlamıştır. Herkes dünyanın yeni bir buzul çağına girmekte olduğunu fark eder. İnsanlar, mümkün mertebe yaşadıkları alanları terk ederek güneye doğru daha sıcak iklim şartlarının olduğu bölgelere toplanmaya başlar. Jack, New York’ta mahsur kalan ve donma tehdidi altındaki oğlu ve arkadaşlarını kurtarmak için kendi canını ortaya koymaya hazırdır.

THIS IS THE END – BURAYA KADAR

James Franco’nun evindeki partide Seth Rogen, Jay Baruchel ve diğer bir çok ünlü kıyamet günüyle karşı karşıya gelir. Ellerinde kısıtlı gıda kaynağı vardır ve dünya büyük bir kaosa sürüklenmektedir. Daha da kötüsü kaçınılmaz son yaklaştıkça herkesin içindeki hayvani hayatta kalma güdüsü daha çok açığa çıkacaktır.

THE INTERWIEV – RÖPORTAJ

İlgiyle izlenen bir talk show programı, piyasaya yeni giren yapımcıyla ve karizmatik sunucusuyla yayınlandığı televizyon kanalında başarıyla devam etmektedir. Televizyon dünyasının durmaksızın üreten fabrikası, işlerken pek çok sırrı örter ve karanlık ilişkileri gizler. Tutunmaya çalışırken bir dakikada boğazına kadar batılabilirken tuhaf olaylar da etrafında gelişmeye başlar. Yapımcı ve sunucu da şov dünyasının kendileriyle ilgili yaptığı planlardan habersizdir.  Bu planların içinde Kuzey Kore’nin başındaki diktatörün suikast komplosu da yer almaktadır.

GOOD BYE LENIN – ELVEDA LENİN

1989 yılında, Doğu Almanya’da yaşayan Alex’in annesi aniden komaya girer. Komada kaldığı sekiz ay boyunca dünya politik düzeninde hiç beklenmedik gelişmeler olur. Komunist Parti’nin en sıkı savunucularından ve aktif destekçilerinden biri olan Christiane, sekiz ay sonra uyandığında artık yaşadığı dünya sandığından çok farklıdır.

THE DEATH OF STALIN – STALİN’İN ÖLÜMÜ

70’li yaşlarının ortasındaki SSCB lideri Joseph Stalin’in sağlığı gayet yerindedir. Paranoyak yapısı ile düşmanlarına kök söktürmeye, acımasızlığı ile en yakınlarının bile gözünü korkutmaya devam etmektedir. 20 milyon insanın ölümüne sebep olmuş bir diktatör olarak hala tüm gücü elinde bulundurmaktadır. Ta ki bir sabah çalışma odasında ölü bulunana dek…

Diktatörün ölümünün ardından 30 yıl demir yumrukla yönetilen ülkenin içine düştüğü kaos kimileri için ise bir fırsat anlamına gelmektedir. Stalin’in çevresindeki yalakalar bir anda iktidar yarışına girişir…

WAG THE DOG – BAŞKANIN ADAMLARI

Amerikan başkanlık seçimlerine iki hafta kalmıştır… İsmi verilmeyen Amerikan başkanı, odasında küçük yaştaki bir kızla arasında geçenler nedeniyle büyük sansasyonlara neden olmuş, yeniden seçilebilme şansını sıfıra indirmiştir. Olaylar geniş çevrelerce duyulmadan önce önlem almak isteyen Beyaz Saray halkın dikkatini başka bir yöne çevirmek için medya cambazı Conrad Brean’ı görevlendirir. Halkın ve medyanın dikkatini dağıtma konusunda eşsiz bir yeteneğe sahip olan Brean, sahte bir savaş haberi çıkaracak, ardından gelen destekleyici sahte haberlerle de tüm ülkeyi gerçekte var olmayan bir savaşa inandıracaktır.

GET OUT – KAPAN

Chris sıradan bir siyahi gençtir. Sevgilisi Rose ile mutlu bir ilişkisi vardır. Rose bir gün Chris’i ailesinin mülküne davet eder. Avrupalı Amerikalı sevgilisinin ailesinde bir tuhaflık olduğunu sezen Chris bir süre sonra mülkte kalmakta olan siyahi kişilerin bir bir kaybolduğunu öğrenir. Bunun üzerine tuz biber olan şey ise başka bir siyahi adamın kendisine iş işten geçmeden gitmesi yönündeki uyarısı olur. Chris bir şeylerin ters gittiğini sezmeye başladığında kurtulması sandığından çok daha zor olacaktır…

DR. STRANGELOVE – DOKTOR GARİPAŞK

Dr. Garipaşk, sinemanın dahi çocuğu Kubrick’in enteresan filmlerinden…. Her ne kadar ustanın her filmi nevi şahsına münhasır olsa da “Dr. Strangelove”ın yeri ayrı… Soğuk savaşa alternatif bir bakış açısı taşıyan filmde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’ne saldırmak isteyen çatlak general Jack D. Ripper (ismine dikkat) karakterine odaklanırız. Bu tuhaf militer, soğuk savaş zamanında Rusların “Amerikan halkının vücut sıvılarını kirlettiği” gerekçesiyle SSCB’ye nükleer saldırı yapma kararı alır.

ARMAGEDON

New York, şehre irili ufaklı zararlar veren küçük meteor parçalarının ardından tedirgindir. Konu üzerine araştırma yapan NASA, dünyaya büyük bir hızla kuvvetli bir biçimde yaklaşmakta olan dev bir meteoru fark eder. Bir eyalet büyüklüğündeki bu meteor, dünyaya çarpmadan durdurulmazsa insanlığa paha biçilmez zararlar verecektir. Bilim insanları meteoru bir şekilde yok etmek için bir plan hazırlamaya başlarlar.

NETWORK – ŞEBEKE

Şebeke, uzun yıllardır UBS Akşam Haberleri isimli programda haber spikerliği yapan Howard Beale’nin hikayesini konu alır. Beale’in ratingleri günden güne düşmektedir ve nihayetinde bir çalışma arkadaşından, iki hafta içerisinde işinden kovulacağını öğrenir. Bunu öğrendiğinde büyük bir depresyona giren adam, ertesi akşam canlı yayında, gelecek Salı günü canlı yayında intihar edeceğini anons eder. Haliyle bu şok duyurudan sonra işler fazlasıyla karışır.


İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu